Çocukluğunda sıra dışı cinsel deneyimler yaşayan kişiler, terapi ortamında bu deneyimlerini anlatırken yoğun bir sıkıntı yaşarlar.
Yaşantılarını anlatırken bazen çok utanırlar ve suçluluk duyarlar. Bazen de yaşadıklarını anlatırken derin bir acı hissederler.
Çocuk kendisine bakım veren bir kadını soyunmuş olarak görmüştür. Anne ve babasının cinsel yaşantılarına tanıklık etmiştir. Kendisi taciz edilmiş veya diğer çocuklarla cinsel yaşantılar yaşamıştır vb.
Çocuğun ihtiyacı olan şey öncelikle sevgi ve şefkattir. Cinselleşmiş yaşantılar, çocuğu ruhsal bir kaosun içine iter.
İnsanın evrensel gelişimi, sevgi ve şefkat gördüğü ailesi içinde büyümesi, daha sonra ailesinden ayrılıp erişkin hayatına başlamasıdır.
Çocuklukta masum cinsellik temel yaşantıdır. Erotik cinsellik kırıntı halinde masum cinselliğin içinde (mozaik şeklinde) bulunur. Çocuğun erotik cinselliği, parçalı, müphem, oto-erotik bir cinselliktir.
Erotik cinselliğin temel özelliği yasaklanmış, sınırlanmış, kurallara bağlanmış bir cinsel yaşantı olmasıdır.
Erotik cinsellik ile ilkel ve öncü cinsel yaşantıları birbirinden ayırmak gerekir.
Kolunuzu kaşırken, yemek yerken, denizde yüzerken de haz duygusu yaşayabilirsiniz. Burada yaşadığınız müphem, öncül bir cinsel yaşantıdır.
Haz kaynaklarının bir noktada odaklanması, vücudunuzun ve ruhunuzun yoğun duygusal ve bedensel boşalma yaşaması erotik cinselliği ortaya çıkarır.
Kolunuzu herkesin içinde kaşıyabilirsiniz. Herkesle birlikte denize girersiniz.
Ama denizde yüzmenin veya kolunu kaşımanın tersine, bütüncül ve yoğun bir cinsel yaşantı, erotik yaşantı insanların gözü önünde yaşanamaz.
Cinsellik daima kapalı kapılar ardında yaşanır.
Mastürbasyon yapan bir ergen bunu gizlice yapması gerektiğini bilir.
Mastürbasyon yapan 3-4 yaşında bir çocuksa bu davranışını gizleme ihtiyacı duymaz. Ama çocuğun anne ve babası yoğun bir kaygı yaşarlar.
Cinsellik için belli toplumsal sınırlar vardır. Damat ve gelin yatak odasının kapısına kadar uğurlanır, ama kimse yatak odasından içeri girmez.
Müphem, belirsiz cinsel yaşantıların, en küçük erotik yaşantıya dönüşmesi halinde bile toplumsal alanın dışına çıkma, ihtiyacı hissedilebilir. El-ele tutuşan çiftler ya civardaki insanlarda ya de kendi içlerinde bir gerilim yaşayıp yaşatabilirler.
Ergen, anne ve babasından, kardeşlerinden gizlediği, onların giremediği yasak bir dünyanın sahibidir. Bu dünya, ergenin erotik-cinsel yaşantılarıdır.
Porno videolar, mastürbasyon, cinsel içerikli yazışma ve konuşmalar vb bu dünyayı oluşturan elemanlardır.
Genellikle anne ve baba bu cinsel-dünyadan uzak durmaya çalışır. Bu karşılıklı yazılı olmayan bir anlaşmadır.
Ergen böyle bir dünyayı oluştururken, kendisini ailesinden izole ettiği bir başka dünyaya "yasak şehre" giriş yapmış olur. Kendisi bir kral gibi bu şehre girerken, diğer aile üyelerinin bu şehre girme izinleri yoktur.
Ergenin bu izole ego parçası, bu cinsel ego, diğer egolarını da kendi iktidarı altına alır ve ergene ayrı bütünlüklü bir kimlik duygusu kazandırır.
Aileden kopuş, her iradi, planlı yapılan insani eylemde olduğu gibi önce insanın düşüncesinde, ruhunda başlar. Önce sembolik kopuş gerçekleşir.
Ergen kendi resmini, aile albümündeki resimden keserek çıkarır. Bu yapılması gereken acılı bir süreçtir. Bir cerrah bisturi ile nasıl bir organı bedenden çıkarırsa ergende kendi ego alanını aile egosundan keserek çıkarır.
Görüştüğüm genç bir hanım, ailesinden bağımsız olmaya çalışıyordu. Konuşmalarımızın içeriğini bu bağımsızlık konusunda yoğunlaştırıyordu. Bir ara eski zamanlardan farklı olarak içinde bir boşluk duygusu hissettiğini söyledi.
Boşluk duygusunun onda olumsuz bir duygu olduğunu bana hissettirdi.
Ama bir başka açıdan bakıldığında ise, aileden sembolik ayrılışı, geride aile albümü içinde sembolik bir boş alan bırakmıştı.
Bağımsızlaşma yolunda atacağı adımın sonrasında hissedeceği nahoş duyguyu önceden fark etmişti.
Ergen kişi cinselliği bir başka insanla paylaşarak yaşarsa, artık bir başka dünyaya geçiş yapıyor demektir. Kendi yasak şehri ile sevdiği kişinin yasak şehri birleşmeye hazırdır.
Ergen kendi kültürüne göre evlenebilir, kız veya erkek arkadaşı ile bir ilişki yürütebilir vb.
Bu erişkin yaşantılarının ailesi tarafından onaylanması gerekir.
Yani bu cinsel dünyanın dış yüzü, sınırları ve kuralları toplum tarafından belirlenir.
Düğünüyle, nişanı ile takı törenleri ile çeyizi ile dış sınırları çizilmiş bir dünyadır bu.
Bu dünyanın iç yüzünü ise, haz yaşantıları, erotik yaşantılar oluşturur.
Çocuklukta yaşanan erken cinsel yaşantıların önemli bir özelliği de bu yaşantıları başkalarına anlatmaktaki zorluktur. Çocuk bu yaşantıları anne ve babasına anlatamaz ve üzerinde yoğun bir baskı hisseder.
Erotizmin temel özelliklerinden biri erotik yaşantıların yasaklı yaşantılar olmasıydı.
Çocuk anlatamadığı bu yaşantılar ile erotik dünyaya, yasak şehre giriş yapar.
Çocuğun yaşadığı erken cinsel yaşantılar, çocuğun iç dünyasını "aşırı cinselleştirir", "erotikleştirir".
Çocuk ise ergenden farklı olarak, henüz ailesinden bağımsızlaşmaya hazır değildir.
Bu erotizm, ailesi ve çocuk arasında bir kesilmeye, bir kopmaya neden olur.
Bu süreç ergenlik döneminde normal gelişimin istenen ve olumlu bir bölümüdür. Ama normal gelişim içinde bile acılı olan bu süreç çocukta çok daha acılı ve sıkıntılı bir sürece dönüşür.
Üstelik çocuk ailesinden bağımsızlaşmayı başaramaz. Ailesi ve kendisi arasında "hoyrat bir makasla" kesilmiş ilişkilerini yeniden onarmaya çalışır.
"Çocuğun cinsel yaşamının erken gelişmesi, taşıdığı arzuların gerçeklikle ve gelişme düzeyinin yetersizliği ile bağdaşmaması nedeniyle çok kısa ömürlü olmak zorundadır... ağır koşullarda ve acı verici duyumlar eşliğinde gerçekleşir. Yitirilen sevgi ve bundan kaynaklanan başarısızlık duygusu onurunu derin bir biçimde incitir. Öznede bir çeşit narsistik yara bırakır... Çocuğun bedensel gelişme düzeyinin sınırladığı cinsel arayış çocuk için hiçbir doyurucu sonuç sağlamamıştır, sonraki yakınmaları bundan kaynaklanır: "Hiçbir şeyi beceremiyorum, hiçbir konuda başarılı olamıyorum." (1)
Çocuğun haz kaynakları içinde oyun oynaması sosyal olarak en üst düzeydeki haz kaynağıdır.
Çocuğun oyun oynamaya hazır hale gelmesi için, ilkel ihtiyaçlarının doyurulması gerekir. Tuvalet ihtiyacı, beslenme ve temizlik ihtiyacı karşılanmış çocuk oyun oynamaya hazırdır.
Bütün bu ilkel ihtiyaçların tatmini, çocuğa bir haz duygusu da yaşatır. Ama her biri parça parça olan bu ilkel haz duyguları oyun içinde organize, estetik ve yüceltilmiş bir insani davranışlar bütünü haline gelir.
Evcilik oyunu sokakta ve açıkta yaşanır. Evcilik oyunu kapalı kapılar ardında yaşanması gerekmeyen masum bir yaşantıdır.
Sosyal ortamlarda, her kültür, kendi eğlence ve oyun biçimlerini yaratır.
Erotik cinselliği güçlü bir şekilde çağrıştıracak şekilde sosyal ilişki biçimleri kabul edilmez, eleştirilir.
Örneğin bir kızın bacaklarını açarak oturması, bir erkeğin apış arasını herkesin içinde kaşıması pek çok kültürde eleştirilir. Bunlar kişinin o anda zevk aldığı yaşantılar olmasa da eleştirilirler.
Bu yasaklamanın en temel anlamı, anne, baba ve yakın akrabalar ile burada söz konusu yaptığımız kişinin cinsel yaşantılarının birbirlerinden izole olmasıdır.
Çocukluk yaşantılarındaki ilkel haz kaynakları sosyal olarak kabul görürler. Yemek yemekten zevk alan bir çocuk sosyal açıdan olumlanır, eleştirilmez. Lazımlığa tuvaletini yapan çocuğun davranışı kabul edilebilir bir sosyal biçimdir.
Ama aynı zamanda anne ve baba ile kurulan ilişkide, çocuğa bu davranışlarının sosyal alanın dışında izole bir şekilde yapılması gerektiği hissettirilir. Önceleri çocuk herkesin içinde tuvaletini yaparken, büyüdükçe, tuvaletini yalnız başına ve izole bir şekilde yapması gerektiği hissettirilir. İstediği gibi yemek yiyemeyeceği, ağzını şapırdatamayacağı vb öğretilir.
Cinselliğin erken biçimlerinin (örneğin tuvaletini yapma) giderek izole edilmesi, en olgunlaşmış cinsel-erotik yaşantıların (sevişme) tamamen izole edilmesi ve ayıp sayılması ile sonuçlanır.
Başlangıçta parça parça, tek tek davranışlar temelindeki ayıplama, yasaklama ve izole etme davranışı, ergenlik süreci bitmeye başladığında cinsel-erotik yaşantıların diğer insanlardan bağımsız, izole bir şekilde yapılması gerektiği ile son bulur.
- Henüz hiçbir yorum yok